neoprolog

I like design to be semantically correct, syntactically consistent, and pragmatically understandable.

I like it to be visually powerful, intellectually elegant and above all timeless.

Massimo Vignelli

Altın Örümcek Ödülü Ne İşe Yarar?

Haziran ayı içerisinde İnternet sektörü çalışanlarının çoğunlukla ciddiye almayıp da haberdar olduğu bir etkinlik gerçekleşti. Altın Örümcek...

Yarışma 2002 yılından beri düzenleniyor, 2006 yılında ben de juride bulundum. Çalıştığım birçok proje burada ödül aldı, istem dışı da olsa hala almaya devam ediyor.

Doruknet'in bu yarışmayı düzenleme çabası elbette takdir edilesidir. İlk yıllardaki amatörlüğü elbette hoş karşılanmalıdır ki daha iyi olabilsin. Bu sebeple suskunluğumu uzun süre korudum, ancak 6-7 senelik bir geçmişi olmasına rağmen bir türlü doğru-düzgün organize olamamasını anlayabilmiş değilim.

Bu sene de vukuatı bol bir organizasyon olarak geldi-geçti. Web sitesinden yanlış duyurulan ödüller, sahiplerine yanlış verilen ödüller, ödül gecesinden 3-4 gün sonra gelen duyuru e-postası, kötü bir organizasyon v.s.

Önemli bir yerde olması gereken bu organizasyonun baştan kaybettiği bazı şeyler var: Organizasyonun logosu, web sitesi, organizasyonu benzerlerine örnek teşkil edecek nitelikte olması gerekirken olabilecek en kötü seviyededir.

Bu denli yeni bir sektörde, kıpır kıpır renklere, tasarımlara neden yer yok, kötü bir kahverengi'ye neden bu kadar çok fazla yer veriliyor anlayamadım (bkz: Webby). Bir çok kişi "sen de amma yaptın ha Webby nere Altın Örumcek nere" diyeceklerdir, bu noktada evet ben de size katılıyorum ama hedef bu kalitede bir organizasyon olmalı.

Ayrıca twitter, flickr, youtube gibi servisler neden kullanılmıyor? Neden bu organizasyona ait bir blog yok?

Sitede gösterilen ödül (kötü bile diyemeyeceğim bir heykelcik)


Kazananlara Verilen Ödül

Gelelim juriye: 2008-2009 jurisinin ağırlıklı olarak CEO, Genel Müdür, Kurucu Ortak ve bir de Yaratıcı Ortak'tan (ne demekse) oluşması dikkatimi cezbetti. Reklam ve Internet Ajansı, Yazılım Geliştirme Ajanslarının Genel Müdür ve CEO'larının orada olmasını anlayabilirim, ama gerçekten sektörle ilgisi olmayan isimleri orada görmek tuhaf (sektörle ancak dolaylı olarak ilişkilendillebilecek dergi editörleri, genel yayın yönetmenleri, bir adet İFSAK çalışanı, bir adet ürün inceleme uzmanı v.s.)

Projelerin mutfaklarında çalışan çok isim olmaması itibariyle ben şu sonucu çıkarıyorum: "Öncelikli olarak projeler ticari başarılarına ve ticari ilişkilere göre puanlandı." Bununla ilgili belgem yok ama görünen köy ve klavuz...

Kreatif işlerin kreatif olmayan kişiler tarafından ödüllendirilmesi ya da diskalifiye edilmesi takdir edilebilir bir durum olmadığı gibi anlaşılabilir bir durum da değil. Biraz daha farklı bir gözle bakınca bile ödüllerin sıralamaları gayet değişebiliyor (http://www.teknolojinet.com/index.php/2009/03/16/2008-altin-orumcek-web-odulleri/)

Bu açıdan bakacak olursam, daha şimdiden size gelecek senenin bazı birincilerini açıklayabilirim:

  • Kurumsal Web Sitesi Birincisi: garanti.com.tr
  • Çevirimiçi Bankacılık Kategori Birincisi: garanti.com.tr
  • Kültür Sanat Kategorisi Birincisi: istanbulmodern.org
  • Seri İlan: biletix.com
  • Servis: yemeksepeti.com

Geriye kalıyor on küsür ödül, bunun için dokuz ay uğraşılır mı, bilinmez.

Şimdi Altın Örümcek kendisine "sektöre yapılacak yatırımları özendirmek ve teşvik etmek" şeklinde bir misyon biçerken yukarıda saydığım ödül kategorilerinin birincilerinin çoğunlukla yedide-yedi yapmasını anlayamıyorum. Gerçekten sektörü "teşvik etmek" gibi bir misyon icra edilseydi, bu siteler en fazla üç ödül almalı, dördüncü başvuruda red edilmeleri gerekirdi (ki yeni bir site yaptırılsın, para dönsün, yeni araştırmalar yapılsın, yeni teknolojiler uygulansın, sektör teşvik edilsin v.s.). Bu denli özensiz, dağınık, alaturka, bilimsel olmayan, ödülleri neye verdiği yedi senenin ardından hala bilinmeyen bir yarışma değil teşvik etmek, olan teşvikleri de körelttiğini görmeli. Yarışma bu yönüyle neredeyse misyonunun aksine sektör için "Altın Akrep" olmaya başladı...

Bir de Berlin Altın Ayı ödülü altındır, Altın Portakal altındır, neden altın örümcek? Hiçbir maddi değeri (manevisini geçtim) olmayan kötü bir avize camı üzerine örümcek logosunun "altın örümcek" ile ne alakası var? Ben mi çok mükemmelciyim? Neyi yanlış düşünüyorum? Kırmızı kadife kapakçıklı plaketler bile mevcut ödüllerden kat-bekat daha iyidir, hiç olmazssa klasiktir... Hadi sponsor ve ödenek yok, tamam ama bu avizeden bozma ödülcükten çok daha iyisi her halükarda yapılabilir.

Ek olarak sitesi ne kreatif açıdan, ne usability (kullanışlılık) açısından, ne accessibility(erişilebilirlik) açısından hiç bir şeye benzemeyen bir organizasyon ödül mü veriyor? Üstelik aralarında "En İyi Erişilebilir Web Sitesi" ve "En İyi Erişilebilir Web Sitesi (Flash)" (ayrıca bu ne demek yahu) gibi kategoriler var. Buna traji-komik bir kahkahayla gülünür işte.

Bu organizasyona sponsor olarak bir heykelcik tasarımı, davetiye ve afiş tasarımı, web sitesi tasarımı, aday değerlendirme yazılımı yapacak şirketler yok mu? Yoksa dağılalım zaten organizasyon da sektör de "teşvik" de yalandır...

Ben de jurideyken ilk bir-iki toplantıda kartvizitler havalarda uçuşuyordu, benim kartım olmadığı için "uçak" yapamıyordum ama bu açıdan da şaibe kokusu geliyor. Juri üyeleri yeni ticari ilişkiler geliştirmek için de olsa orada bulunmayı cazip buluyor demek ki. "Uçmasın mı kartivizitler havada? Ne bekliyorsun?" dediniz, evet ben de duydum: Uçuyorsa da uçsun ama burda geliştirilecek ticari ilişkiler organizasyonun varlığının, objektifliğinin üzerine çıkıp bir takım şaibeler zinciri oluşturuyorsa bir daha düşünmek gerek derim.

Bu organizasyonun kesinlikle "keşfetme" ruhu yok. Yani bilinmeyen tanınmayan o kadar başarılı projeler var ki, marka odaklı ilerlediği için kimse "dipten kum çıkarma" zahmetine katlanmıyor, ver garanti'ye, ver biletix'e geç... Burası nasıl olsa Türkiye, neyimiz düzgün ki? Dışarıdan bu projeyi takip eden bir kurum da yok, "biz-bize"yiz nasılolsa, olanca alaturka... vur patlasın, çal oynasın...

Bir de bir çok ajansın haklı sayılabilecek bir kaygıya da sahip olduğunu gördüm: "Rakip ajans'ın işleri bizimkilerden iyi değil ki, nasıl benim işlerimi oylarlar?" ya da "Juri'nin vizyonu benim kurum vizyonumdan daha iyi değil ki, nesini oyluyorlar?"

Sonuç: Juri, sektörün ve piyasanın dışında/üzerinde duran isimlerden seçilmeli (popüler olması gerekmiyor, mesela akademesyinler), bu haliyle hiç güven verici değil...

2009 ve sonrası için...

Eğer Altın Örümcek gerçekten sözünü ettiği misyonerlikleri gerçekleştirmek istiyor ve prestijli bir ödül olmak istiyorsa,

  • Aciliyetle logosunu, ve hatta mümkünse ismini değiştirmeli,
  • Web sitesini çok daha iyi bir seviyeye taşımalı,
  • Juri seçiminde daha seçici olunmalı. Ayrıca 50-60 kişilik bir juri çok fazla ve kafa karıştırıcı, on kişilik bir kurul bile çok doğru ve yerinde seçimler yapabilir.
  • Üniversitelerden de bu konuda destek alınmalı, akademisyenlerin de bulunduğu bir juri oluşturulmalı. (Bilgi Üniversitesi, Y.T.Ü, Bahçeşehir, O.D.T.Ü, İ.T.Ü v.b.)
  • Organizasyon ve ödüllerdeki yazım ve dağılım hataları bir daha gerçekleşmemek üzere giderilmeli,
  • Ödüllerinin fiziksel kalitesi yükseltilmeli (Eminönü'ndeki işportalardan alınma değil de azcık daha parayla, hatta daha ucuza, hasırdan bile olsa, çok daha şık ve seksi bir ödül olabilir)
  • "Neye ödül verildiği" konusu çok sıkı bir şekilde tartışmalı (Prodüksiyon kalitesi mi? Proje Yönetimine mi? Yeni teknolojiler mi? Yaratıclık mı? Pazarlamamı? Ne?  Kristal Elma, Webby, WMA, Cannes Lions gibi çok şık örnekler var, gerekirse Altın Örümcek'e bir sene ara verilip şiddetle incelenmeli, düşünülmeli)
  • Aynı çalışmanın alabileceği ödül sayısı 2-3 ile sınırlanmalı.

Prestijsiz olduğunu nereden mi çıkarıyorum? Lütfen herkes biraz dürüst olsun, ödülü veren jurinin de, alanların da, müşteri ve ajansların da dahil olduğu bir kitlenin defalarca "salla..." dediğini çok yakınen biliyorum. Sadece "ben" bile önemseyerek daha pozitif bir katkıda bulunabileceğimi düşünerek elimden geleni yapmaya çalıştım, hatta içeriye girip neler olduğunu görmek istedim, bu yüzden juride bulundum v.s.

Bütün bunlardan sonra sektörü teşvik edici değil, projelerin kalitesini arttırıcı değil, sektör çalışanlarına mutluluk verici değil, ödülü satılıp üç-beş ay ense yaptırıcı değil, nedir peki? Altın Örümcek Ödülü sahiden ne işe yarar?

Aşağıda da rastgele bir siteden alınmış yorumlar var. Gerisi "hulk"ın yorumu...

İnteraktif işlerin sanat olup olmadığını tartışmam bile, mutlak olarak tabi ki değildir. Estetik ve sanat apayrı şeylerdir. Bundan yola çıkarak şunu da eklemek isterim: Sanat ve sanatçı kavramlarını çoğunlukla rededen ve şiddetle sorgulayan güncel sanat icracılarının uzun bir süredir sıklıkla kullandığı ve bu sayeden klişelerden kaçtığı bir tabir ile kestirme bir cevap olarak "sanat sanatçı içindir". Benzer bir yöntemle web ödüllerini de mutfaktakiler mutfaktakilere vermeli...

Ödül verilen projelerin hiçbir teknik detayına girmeden ortaya çıkanlar bunlar. Umarım yeterince net, açık ve acımasız olabilmişimdir.

Yorumlar

wasdwasd 1 Mart, 2010 16:54 Permalink

hiç bir bokuda begenmeyin zaten her şeyin en iisini bu ülkede ne diye ararsınız bilinmez...

cem ertem 22 Mart, 2010 12:46 Permalink

mükemmel bir makale olmuş.

Yorumunuzu ekleyin

HTML kullanımı izinli değil. Sadece Markdown kullanabilirsiniz ya da formatsız bırakabilirsiniz.